2 Mayıs 2016 Pazartesi

Yeşil Salyangoz

Çok çok çok yağmurlu bir gece... Düşündüğünüzden daha ötesi.. Haftalardır yağmayan bir yağmurun anlık dışa vurumu.. Kaldırım taşları ayna gibi.. Ve nereden çıktıkları belirsiz onlarca salyangoz... Hepsi farklı yaşlarda ve de mutlu! Yağmur onlar için bereket, özgürlüğün apayrı bir simgesi gibi.. Birbirlerini umursamadan yavaş yavaş sürünerek ortalık yerlere çıkıyorlar. Kapkara bulutlar ne kadar da güzel.. Kabukları ıslandıkça daha hep daha ilerisini düşünüyorlar. Tanımadıkları o kadar çok salyangoz var ki... İşte içlerinde bir tanesi daha iki aylık bir salyangoz... Sürekli gülüyor. Yağmurla ikinci kere karşılaşıyor. İlk karşılaşması nefes nefese ve heyecan doluydu. O günden sonra hep bir daha yağmasını düşlemişti. Bu gece sihirliydi. Kaldırıma ulaştığında gözü etrafını görmüyordu. Yağmur daha da hızlanmış, damlalar büyümüştü. Kabuğuna çekilip kendini biraz yuvarladı. Bu çok eğlenceliydi. Sabah olup güneşin doğmasını hiç istemiyordu. Birden bir gürültüyle sarsıldı. Dan! Dan!! Dan!! Bir dev! Babası ona devlerden bahsetmişti. Anlık ortaya çıktıklarını, önlerinde ne varsa ezip geçtiklerini o yüzden kaldırım taşlarında fazla oyalanmaması gerektiğini tembihlemişti. Korkuya kapıldı. Kafasını çıkartıp tüm gücüyle sürünmeye başladı. Ses sürekli artıyor, yağmur damlaları kabuğuna ağırlık verdikçe hızını kaybediyordu. Tüm inancını kaybedip durdu. Kendini kabuğuna çekip titremeye başladı. Aradan bir kaç saniye geçmişti ki, gürültü kesiliverdi. Peki, ne olmuştu..


Kafasını korkuyla dışarıya çıkarttı. Tarif edilemeyecek bir büyüklük karşısında duruyordu. O dev eğildi ve ilk gördüğü yeşil saç uçları oldu. Saçları sırılsıklam bir kız elini ona doğru uzattı ve minik kabuğunu kavradı. Kaçacak yeri yoktu. Bu sefer kabuğuna çekilmedi ve kıza baktı. Kız ona bakıp gülümsemiş, bembeyaz dişleri geceyi aydınlatmıştı. Sevgi dolu bir dev! Kızın gözleri sevgi doluydu. Elinin ıslak, ama bir o kadar da sıcak oluşuna şaşırdı. Kız onu yumuşacık çimenlere bıraktığında ise ona karşı korkudan eser yoktu. Onu ezmemiş, tam tersine kurtarmıştı. Daha iki aylıktı ve bu dev kız onu büyülemişti. Tekrar bir gürültü koptu. Arkasından ona baktığında kızın saçından yeşil bir saç teli kopup yakınına düşmüştü. O yağmurlu gecenin sabahında gözlerini neşeyle açtı. Kabuğuna doladığı o yeşil saç teli onu mutlu etmiş, o geceye ait güzel bir anı olmuştu. Yaşamak güzeldi, yağmur güzeldi ve en önemlisi o dev kız hepsinden daha da güzeldi...