20 Eylül 2011 Salı

Sihirli Sonlar





Bir gün kıyıda, ertesi gün köşedeyim, aynı anda hem görünür, hem de sislerin içindeyim. Haydi, durma hatırla! Bir masal kitabının kapağında tanışmıştık seninle, ben sayfaları çevirirken tane tane okumuştum, sen de yatağın üstünde dans etmiştin kendinle… Sonunda yoruldun ve gözlerin kapandı… Sen uyurken ben üstüne yorgan atıp, sincaplı yastığını kafanın altına koymuştum. Bol yıldızlı bir gecede mışıl mışıl uyuduk. Sabah uyandığında ise boynuma sarılıp neşeyle ayaküstü gördüğün rüyayı anlattın. Süpürgeleriyle tavanı süpüren cadıların yaşadığı bir evde kaldığımızı, takma dişli yarasalar gördüğünü, cadının kazanda kaynattığı içi gözlerle dolu çorbayı kaşıklayacak kadar da aç olduğumuzu ve bana tuzu uzatırken sana evlenme teklif ettiğimi anlatıp durdun. Evlilik teklifime cevap olarak da, burnunu havaya kaldırıp, ayaklarını yere vurmuş ve ağzını sonuna kadar açarak bana, ‘’Hayır!’’ demişsin. 

Normal hayatımızda da rüyadaki gibi garip davranışlarımız vardı ve bunu dile getirenlere de hak vermiştik. Şimdi durup düşünüyorum da, film izlerken aynı anda klasik müzik dinler, ayakkabılarımızın bağlarını birbirine bağlayıp koşmaya çalışırdık. Bir keresinde dönen kapılarda koşturup yerlerde yuvarlanmış, sonrasında bulutlara taş atıp, deniz suyu içmiştik. Bize dengesiz yakıştırması yapanlara ipin üstünde yürüyerek karşılık verir, sabahları penceremize konan kargaları bir kibrit kutusu büyüklüğünde peynirle besler, onları formda tutardık. 

Hayatın güzel ya da kötü olması umurumuzda bile değildi. İkimizde yüzyıllardır sürüp giden tekdüze hayattan sıkılmış olmalıydık. ‘’Bir varmış, bir yokmuş…’’ demeyi tercih ediyorduk.   Bir gün birimizi masal kitabının arka kapağında ağlarken bulduk. Nedendir bilinmez. Biz sihirli sonlara âşıktık. Şekerli parmaklarımızla yanaklarımızı çekiştirir, sayfalar arasında saklambaç oynardık. İçinde bulunduğumuz sayfa dalgalandığında diğer sayfaya sürüklenir, birbirine karışmış harflerden cümle oluşturup kendi masalımızı yazardık. Hayır, biz farklı olmak derdinde değildik. Sadece yolumuzu kaybedip kendimizi dünyanın dışında bulan iki hayalperesttik… 

Kağan Tobel

Hiç yorum yok: